logo
Rahim Ağzı Kanseri Taraması

Human Papilloma Virus nedir?
Virusler bakterilerden daha küçük olan ve tedavisinde bakteriler kadar başarılı olamadığımız infeksiyon nedenleridir. HPV (Human Papilloma Virus) halk arasında cilt ve üreme organlarında siğil yapmasıyla bilinen bir virüstür. Bu virüsün son yıllarda insan sağlığı üzerinde çok daha önemli ve ciddi etkileri olduğu kanıtlanmıştır. Şu anda 100'den fazla alttipi olduğu bilinen bu virüs ve neden olduğu hastalıklar üzerindeki araştırmalar yağun olarak devam etmektedir.



Rahim Ağzı Kanseri nedir?
Rahim ağzı kanseri kadın üreme organlarından rahmin hazneye açılış kısmı (serviks)ndan gelişen bir kanser türüdür. Bu kanser türü kadın sağlığı üzerinde kötü sonuçlara sahiptir. Ancak bu kadar kötü bir kanser türü olmasına rağmen, kansere dönüşen öncül hastalıkları ve ara evreleri olması (CIN 1, CIN 2 ve CIN 3) ve bunların kansere dönüşmeden teşhis ve tedavisinin mümkün olması da hatırlanmalıdır.
Rahim ağzı kanseri her yıl 500.000'den fazla kadında görülmektedir. Rahim ağzı kanseri tüm dünya kadınları arasında meme ve endometrium kanserinden sonra görülen en sık 3. kanser türüdür.


250.000 kadın her yıl bu hastalık nedenıyle hayatını kaybetmektedir. Bu her 2 dakikada 1 kadının rahim ağzı kanserine bağlı hayatını kaybettiğini göstermektedir.

Rahim Ağzı Kanserinin teşhis ve tedavisi nasıl yapılmaktadır?




Kansere dönüşmeden erken dönemde yakalanması pap-smear testiyle mümkündür. Bu yüzden, bütün kadınlara yılda bir defa smear testi önerilmektedir. Bu erken kanser öncülü hastalıkların cerrahi tedavileri bilinmekte ve uygulanmaktadır.



Human Papilloma Virusunun Rahim Ağzı Kanseriyle ilişkisi nedir?

Son yıllarda HPV'nin yüksek riskli bazı tiplerinin rahim ağzı kanserinin ve onun öncül hastalıklarının hemen hepsinde ana neden olduğu, virüsün hücrelerde kansere dönüşümü başlattığı gösterilmiştir. Bu virüsün bulaşmasını önleyerek kanser ve diğer hastalıklardan korunmanın mümkün olabileceği ise son yıllarda öne çıkan bir konudur.
Sigaranın kansere neden olduğu artık herkes tarafından bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda sigara içmenin, akciğer kanseri riskini içmeyenlere göre 10 kat arttırdığı tahmin edilmektedir. Yüksek riskli HPV tipleriyle karşılaşan bir kadının rahim ağzı kanserine yakalanma olasılığının ise HPV'den korunan kadınlara göre 300 ile 400 kat arttığı tahmin edilmektedir.



Bu virüs nasıl bulaşmaktadır?

HPV yetişkin hayatta eşlerden birbirine bulaşır. Eşlerden birisinin daha önceden aldığı virüs onda bir hastalık yapmazken, özellikle bayanlarda daha sık olmak üzere cinsel bölgede siğillere ve rahim ağzının, dış genital bölge ve üreme yollarının (vulva,vajen) kanser ve kansere dönüşebilen hastalıklarına dönüşebilir. HPV virüsü vücuda bulaştığında yaklaşık %90 kişide 2yıl içerisinde vücut tarafından temizlenmektedir. Ancak geri kalan insanlarda yıllar içerisinde infeksiyon sonrası kanser öncesi yaralar gelişebilmekte ve yaklaşık 10-15 yılda kansere dönüşebilmektedir.
Düşük riskli HPV tipleri genital siğillerin oluşumundan sorumludur: Bunlar iyi huyludur ancak, HPV tip 6 ve 11 genital siğillerin %90'nından sorumludur.
Kadın üreme yolunun kanserlerine sebep olabilen yüksek riskli HPV tipleri cinsel yolla bulaştıktan sonra kansere dönüşümü başlatabilmektedir.Özellikle HPV tip 16 ve 18 rahimağzı kanserlerinin yaklaşık % 70'ine neden olmaktadır.



Bu virüsün rahim ağzı kanseri dışında başka hastalık ve kanserler ile ilişkisi varmıdır?

HPV ile ilişkisi olduğu bilinen bir takım başka kanser ve kanser dışı hastalıklar mevcuttur. Bunlar arasında çocuklarda anneden geçiş yoluyla bulaşan HPV'nin neden olduğu solunum yoluna ait rahatsızlıklar ve genital siğiller sayılabilir. Sadece genital siğillerin her yıl tüm dünya çapında 30 milyon kadında görüldüğünü bilmek sorunun büyüklük ve yaygınlığını açıklar. Ayrıca anüs, penis, vajina, vulva ve baş-boyun, parmak kanserlerinde de HPV'nin önemli rol oynadığı belirtilmektedir.



Rahim ağzı kanseri kimleri tehdit etmektedir?

Rahim ağzı kanseri görülme sıklığı ve yaşı olarak orta yaş üstü kadınlarda daha sıktır. Ancak bu sıklık kanserin ortaya çıkıp belirti vermeye başladığı yılları göstermektedir. Hastalığın başlangıcı daha önceki yıllara gitmekte gelişimi uzun süreler almaktadır. Gelişim ve yayılma süreci için sabit bir zaman olmayıp bu hastalar arasında değişkenlik gösterir.

HPV 'den toplum olarak nasıl korunabiliriz?



HPV bulaşması ve yaygınlığındaki en önemli yol cinsel ilişki olduğundan tekeşlilik korunmada çok önemli bir rol oynar.

Virusun bulaşmasını kızamık, suçiçeği, grip gibi hastalıklarda olduğu gibi bağışıklık sistemi yoluyla ,vücuda virüs girse bile onu savunma sistemimizde yok ederek önlemek, modern "koruyucu tıp" yaklaşımıdır.Bu yaklaşım ise aşı ile mümkündür.HPV' aşısı son on yılın en önemli toplum sağlığı ve kanserle mücadele çabalarının başında gelmektedir.

Bu aşının etkili olması için ne zaman yapılmalı ve ne kadar koruyucudur?

Dünyada ve ülkemizde şu anda kullanımda olan 2 HPV aşısı bulunmaktadır. İkili ve dörtlü aşı. Dörtlü aşı HPV'nin rahim ağzı kanserine en sık yol açan iki tipi (Tip 16 ve 18)
ve genital siğillere yol açan iki tipi (6 ve 11) karşısında korunda sağlanmaktadır. İkili aşı ise servix kanserine en sık yol açan tipler olan HPV 16 ve HPV 18'e karşı koruma sağlamaktadır.

Aşı ne zaman yapılmalı?

Yapılan ilk çalışmalardan elde edilen verilere göre HPV aşısı 9-26 yaş grubundaki genç kız ve kadınlara yapılabilmekteyken artık üst sınır kalkmış durumda olup 9 yaştan itibaren 50 yaşlara kadar çocuk , genç kız ve kadınlara yapılmaktadır.. Erken yaşta yapılmaya başlanmasının nedeni hem çocukluk yaş grubunda bağışıklık sisteminin daha aktif olması hem de çocuklarımızın hastalıkla karşılaşma riskinden ve evlenme çağlarından önce bu virüse karşı bağışık kılınmasının amaçlanmasıdır.

HPV'ye karşı ne yapılmalı?

2 adım atılmalıdır: Birincisi aşı olunmalı ve ikincisi, yılda bir düzenli pap-smear taramasından geçilmelidir.

Aşı yapılmadan önce herhangi bir test yapılmasına gerek var mıdır?

Hayır. Aşı herkese, ilk görüldüğü anda , harhangi bir test yapılmaksızın yapılabilmektedir.

Aşıların tedavi edici etkisi var mıdır?

Hayır . Aşıların sadece koruyucu etkisi vardır. Tedavi şu an sadece HPV 'nin yarattığı tahribata yönelik yapılabilmektedir. Virüsü vücuttan tamamen attıracak bir tedavi henüz yok, ancak bu yöndeki çalışmalar devam etmektedir. Şu an virüsü sadece kişinin kendi bağışıklığının yenebileceğini biliyoruz.

Aşı yapıldıktan sonra da smear testi yaptırmaya devam edilmeli midir?

Evet. ' sebebi var: Birincisi aşı yapıldığı anda kişide zaten önceden aldığı virüsler olabilir ve aşının tedavi edici etkisi olmadığı için bu virüs hücre değişiklikleri yapmaya devam edebilir. İkincisi ise aşıların kapsamadığı tiplere karşı taramanın devam etmesi gerekliliğidir.

HPV infeksiyonunun büyük kısmı ilk teması izleyen 3 yıl içerisinde görünür. HPV infeksiyonunun genç insanlarda daha fazla görülmesinin nedeni HPV'nin immatür metaplazik epitelde etkili olması ve belki de bu dönemde bağışıklık cevabının da düşük düzeyde olmasıdır.

HPV infeksiynu ABD'de görülen en sık cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıktır. Toplumun yaklaşık %15'ı HPV ile infektedir. Yaşamboyu bulaşma ihtimali %70 civarındadır.

HPV infeksiyonunun bulaşması için en önemli risk faktörü seksüel aktivitedir. HPV bulaşmasından sonra hastalık oluşumu için gerekli diğer etmenler arasında; uzun süre (>15 yıl) doğum kontrol hapı kullanımı, diğer cinsel yolla bulaşan hastalıkların varlığı, sigara, beslenme, kişinin bağışıklık sisteminin durumu, virüsün tipi bulunmaktadır. HPV'ye maruz kalma ile dış genital bölgede kondilom (siğil) gelişimi arasında ortalama 3 ay geçmekte ise de bu süre (bulaşan kişinin) immünolojik durumuna bağlı olarak yılları da bulabilir. Kendisinde CIN tespit edilen kadınların eşlerinde %64.70 oranında peniste HPV infeksiyonu tespit edilmiştir. Bunların 1/3'ü klinik lezyon (siğil), 2/3'ü ise subklinik (gözle görülemeyen infeksiyon mikroskopik düzeyde, sadece tahlille tespit edilebilir). Kendisine cinsel yolla bir kez HPV bulaşan bir kadında bundan sonraki aşamada partnerdeki infeksiyon tedavi edilse bile bağışıklık cevabına bağlı olarak HPV enfeksiyonu kendi seyrini belirlemektedir. Bağışıklı yanıtı iyi olan konakta aynı tip HPV ile nüksler görülürken bağışıklık cevabı iyi olan konakta ancak başka partnerlerle ilşkiye bağlı olarak başka HPV tipleriyle enfeksiyon ve lezyon görülmektedir.

HPV infeksiyonu deri ve mukozal membranlar ile vücut sıvılarından geçer ve klinik olarak belli olmayan lezyonlarla başlar. En etkili bulaşma yolu cinsel temastır. Çevresel yüzeyler, kıyafet, ortak kullanılan tuvalet, havlu gibi yüzeylerden geçiş hipotezi ileri sürülmüş ancak ıspatlanamamıştır. Geçişler muhtemelen oral-genital (ağız-cinsel bölgeye) manuel- genital (elden-cinsel bölgeye) ve genital-genital (cinsel bölgeden cinsel bölgeye) şeklinde olmaktadır. Genital-oral geçiş olası bir yol olmakla birlikte henüz HPV'nin oral bulaşıp bulaşmadığına ait konsensus yoktur.Bunlar dışında vertikal geçiş (anneden-çocuğa) de mümkündür. Laringeal papillamatosis aktif genitel siğilleri olan bir kadının norml (vajinal) doğum yapmasıyla bebeğin solunum sistemine HPV virüsünün ekilmesiyle oluşan tehlikeli bir durumdur. Sezaryen ile doğumun bu tehlikeli tabloyu önleyip önleyemeyeceği tartışmalıdır. Neyse ki bu tablo 1000 HPV'li kadından doğan sadece 7 bebekte meydana gelmektedir.

Cinsel ilişki ile bulaşmada en önemli faktör partner fazlalığı ve enfeksiyonun erken yaşta alınmasıdır. En sık görülme dönemi 20-24 yaşlarıdır. Yaş ilerledikce sıklık azalmaktadır. Erkeklerin de değişik kadın partnerlerle teması, onların eşlerinde de servikal kanser riskini artıracaktır.

İnfeksiyonun görülmesi için HPV virüsünün basal epitel hücrelerine girmesi gerekmektedir. Virüs ya dış genital bölgedeki deri veya mukozadaki mikroskopik çatlaklardan ve anüsteki ince epitelden veya serviksin transformasyon zonundan içeri girer. Dolayısıyla dış genital bölgede gözle görülen veya görülemeyen çatlakların olması veya rahim ağzı bölgesinde halk arasında 'yara' tabir edilen erozyon gibi lezyonların varlığı HPV infeksiyonunu kolaylaştırıcı etkenler arasında bulunmaktadır.

Rahim sarkması
Rahmin tutunduğu bağlardan kopması veya rahimin hazneye veya makata doğru yer değiştirmesidir.

Salpenjit

Fallop tüpünün iltihaplanması anlamına gelen salpenjit, tüplerin tam tıkanmasına yol açabileceği gibi kısmen tıkanmasına ya da tüplerin yapısının bozulmasına yol açabilir. Genellikle cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Belirtileri arasında aşırı karın ağrıları ve yüksek ateş bulunur.

Fallop Tüplerini Etkileyen Ameliyatlar

Karın bölgesinde gerçekleştirilen ameliyatlar, tüplerin bağlanması ya da tüplerin açılması için yapılan ameliyatlar ve kist ameliyatları geçiren kişilerin dış gebeliğe yakalanma riskleri yüksektir. Apandisit ameliyatı geçirmiş bir kadının ameliyatı apandisit patlamadan önce yapılmışsa risk daha azdır.